Üç Dakika Haber Merkezi
Giriş Sayfanız Yapın  Üç Dakika Haber Merkezi    Sık Kullanılanlara Ekleyin
1 Kilo Ceviz 35 YTL
Yazar Kursat | 01.01.2008 | Kategori Ekonomi
Kuru yemişçilerde cevizin fiyatının geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle, en pahalı ürün olarak bilinen bademi geçtiği bildirildi.
AA muhabirinin aldığı bilgilere göre, kuru yemişçilerde iyi kalite cevizin kilosunun fiyatı 35-40 YTL’ye ulaşırken, en pahalı ürün olarak bilinen bademin ise en kalitelisinin kilosu 30 YTL’den satılıyor. Satıcılar, fiyattaki artışın arz eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, geçen yıl yaşanan kuraklık ve Doğu Anadolu Bölgesinde görülen don olayları nedeniyle ceviz rekoltesinin düşük olduğunu belirttiler.
Satıcılar, ikinci kalite cevizin kilosu 25 YTL’den, önceki yılın ürünü ile kırık cevizlerin karışımı olan üçüncü kalitenin ise 15 YTL’den satıldığını da kaydettiler
Bu yazı toplamda 395, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: , 1, ceviz, kilo, YTL1 YTL Değiştirilecek
Yazar filiz | 30.12.2007 | Kategori Ekonomi

Madeni YTL’nin yeni sürümünde euroya benzerliğini önleyecek değişiklikler yapılacak.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, “Madeni YTL’nin yeni sürümünde euroya benzerliğini önleyecek değişiklikler yapılacak” dediMadeni YTL’nin euroyla karıştırıldığı, Avrupa’da parayla satış yapan makinelerde kullanıldığı iddialarına yanıt veren Avrupa Komisyonu, “Türk ve diğer yabancı ülke madeni paraları elden işlemlerde eurodan kolaylıkla ayırt edilebilir, yine de görme kabiliyeti azalmış kişilerin karıştırma riski bulunmaktadır” görüşünü savundu. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, yine de YTL ve YKr’nin yeni sürümlerinde euroyla karışıklığın engellenmesi için bazı değişiklikler yapılacağını bildirdi. Paradan 6 sıfır atılmasından sonra tedavüle çıkan YTL’nin 2009 başında değişmesi ve tekrar Türk Lirası’na geçilmesi planlanmıştı. Yeni paralarla ilgili çalışmalar halen Merkez Bankası’nda devam ediyor.

AB Komisyonu’nun Personel ve İdari İşler, İç Denetim ve Sahtecilikle Mücadeleden Sorumlu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, değişik ülkelere mensup Avrupa Parlamentosu üyelerinin, YTL-euro benzerliğinden şikayetlerini, konu alan soru önergelerini yanıtladı. Ülkelerin para basımı konusunda bağımsız karar verdikleri için AB Komisyonu’nun yasal anlamda Türkiye’nin bu konudaki kararlarını etkileyemeyeceğini kaydeden Kallas, benzerlikle ilgili endişelere özetle şu yanıtları verdi:
* Komisyon yeni Türk madeni paraları ve euroya benzerlikleri hakkında, tedavüle çıkıştan aylar önce bilgilendirilmiştir. Tüm yetkililerle yakın işbirliği gerçekleştirilmiştir. Özellikle Türk yetkililer, üye devletler ve parayla çalışan makine sektörü temsilcileriyle bir dizi toplantı düzenlenmiştir. Ayrıntılı analiz yapılmış uygun şekilde ayarlandıkları taktirde parayla çalışan makinelerde hilenin sınırlı ölçüde olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Makine hilesi sınırlı
* Türkiye ve diğer yabancı ülke madeni paraları, elden işlemlerde eurolardan basit bir bakışla kolayca ayırt edilebilir, yine de görme kabiliyeti azalmış kişiler için karışma riski bulunmaktadır. Belirtilen olaylar temel olarak parayla çalışan makinelerle ilgili endişeleri içermektedir. Genelde iyi çalışan satış makineleri bu paraları güvenilir bir şekilde reddetmektedir.
AB Komisyonu’nun parayla çalışan makinelerde istismarı önlemek için bu araçlarda küçük değişiklikler yapılmasını sağladığını belirten Kallas, “Ayrıca Türk yetkililer, madeni paraları yeni serilerle yenileme aşamasında daha temel modifikasyonlar yapmayı kabul etmişlerdir” dedi.
Kallas, Türkiye’de yetkililerle paraların karıştırılması olasılıklarının azaltılması ve euroyu korumada düzeyin artırılması için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı
Bu yazı toplamda 379, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: 1, madeni para AB, para, Türk, YTLDev şirketler 2008′de ne hedefliyor
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi
Tüm zorluklara rağmen 2007′de hız kesmeyen, önde gelen Türk holdingleri, 2008′de de enerjiden gayrimenkul ve turizme kadar birçok sektörde iddialı projelere imza atmak istiyor.
Türkiye’nin önde gelen holdingleri, seçimler nedeniyle ekonomi adına büyük gelişmelerin olmadığı üstelik tüm dünya piyasalarını olumsuz etkileyen ABD’deki mortgage krizinin yaşandığı 2007 yılını hedeflerinin üzerinde rakamlarla kapatıyor. Koç, Sabancı, Zorlu, Doğuş, Ülker, Alarko, Sanko, Akkök gibi devlerin 2008 yılı planları da oldukça iddialı. 2008 yılında dünya piyasalarında büyük bir olumsuzluk yaşanmazsa Türkiye’de bir kriz beklentisi olmayan holdingler, yeni yılda özellikle gayrimenkul, turizm ve enerji sektörlerine odaklanacak. Yeni yatırım planları olan holdingler, bu yatırımlar sonucunda istihdamlarını da artırmayı planlıyor.
Koç Holding: Dünyanın ilk 100 şirketinden biri olacağız
Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 11′ini, tüm vergi ödemelerinin ise yüzde 12′sini gerçekleştiren Koç Holding şirketleri, iki seçimli 2007′de tüm zorluklara rağmen başarılı bir performans sergiledi. Topluluk olarak bütçe hedeflerini tutturduklarını ve hatta birçok göstergede hedeflerin üzerine çıktıklarını belirten Koç Holding CEO’su Bülent Bulgurlu, “Yıl sonu itibariyle kombine ciromuzun yüzde 11 artışla 56.4 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Konsolide ciromuz ise yüzde 12 artışla 38.6 milyar dolara çıkacak. İhracatını yüzde 14 artıran Koç Grubu’nun kârlılığının ise 4.7 milyar dolar olmasını bekliyoruz. Bu miktar 2006′ya göre yüzde 60 oranında bir artışı ifade ediyor” dedi. 2007′de 1.9 milyar dolar olan yatırım miktarlarının 2008′de daha yüksek olmasını beklediklerini anlatan Bulgurlu, önlerinde çok sayıda yatırım planı olduğunu ifade etti. Bulgurlu, “Şu anda dünyanın 190′ıncı büyük şirketiyiz. Hedefimiz 100. sırada olmak. Bunun için de 60 milyar dolar konsolide ciroyu geçmemiz gerekiyor. Biz bunu geçebilecek potansiyele sahibiz” dedi.
Sabancı Holding: Gündemimizde nükleer enerji ve Migros var
2007′yi başarılı bir yıl olarak geride bırakan Sabancı Holding’in 2008 yılı gündeminde iki önemli proje var. Bunlardan biri Migros’un satın alınması diğeri de nükleer enerji santralı. “Türkiye ile ilgili olan beklentiler çerçevesinde Sabancı Holding’in de bundan sonraki 10 senesini çok olumlu görüyorum” diyen Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü, kişi başına geliri 10 bin doları geçen, sınırları açılmış, daha çok global olmuş, çevresiyle uyum içinde olan bir Türkiye’de, gücünü oradan alan bir Sabancı Grubu’nun çok daha kuvvetli olacağını ifade etti. Son dört yılda ortalama yüzde 23 büyüdüklerini kaydeden Dördüncü, bundan sonraki beş yıl içinde de büyüme dilimlerini yüzde 20′lerin üzerinde tutmayı hedeflediklerini açıkladı. Çalışan sayılarının şu anda 50 bin civarında olduğuna dikkat çeken Dördüncü, “Yapacağımız satın almalarla bu daha da artabilir. Mesela Migros’u alacak olsak 18-20 bin kişi gelir” dedi. Nükleer enerji santralı konusunda çok iddialı olduklarını vurgulayan Dördüncü, “Eğer Türkiye’de nükleer santral yapılacaksa, bu işi ciddi olarak en iyi biz yaparız” diye konuştu.
Doğuş Holding: Gayrimenkul sektöründe büyük atılım planlıyoruz
Tüm grup şirketlerinde 2007′yi başarılı bir yıl olarak geçiren Doğuş Holding, 2008′de turizm, gayrimenkul ve enerji sektörlerindeki yatırımlarıyla adından söz ettirecek. 2008′de Garanti Bankası ile özellikle kredilerdeki iddialarını sürdüreceklerini belirten Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, otomotivde Meiller ve Krone ile başlattıkları üretim projelerini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. 2008′de TÜVTÜRK’teki ortaklarıyla beraber Türkiye genelinde 189 araç muayene istasyonu kuracaklarını belirten Akhan, büyümeyi planladıkları sektörlerin başında gelen turizmde mevcut işletmelerini yenileyeceklerini, Dalaman Marinası’nın yatırımına başlayacaklarını ve bu sektöre 3 yılda 200 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını söyledi. Gayrimenkul sektörünün önümüzdeki dönemde büyük atılım yapmayı planladıkları bir sektör olduğunu vurgulayan Akhan, Türkiye’deki büyük enerji projelerine de talip olduklarını kaydetti.
Ülker Grubu: Planımız 2008′in ortasında halka açılmak
Belçikalı lüks çikolata markası Godiva’yı 850 milyon dolara alarak 2007′nin son günlerinde büyük bir atak yapan Ülker Şirketler Grubu, yılı hedeflerini tutturarak kapatıyor. Bu yıl cirosunu hedeflediği gibi yüzde 10-15 oranında artıracak olan Ülker, Mısır ve Pakistan yatırımlarını 2008′in ilk çeyreğinde üretime alacak. Ülker Şirketler Topluluğu Basın Sözcüsü Metin Yurdagül, İstanbul Topkapı’da 50 milyon dolara mal olan çikolata fabrikasını yılın ilk ayında devreye alacaklarını söyledi. Ülker Çikolata’nın halka arzını 2008’in ilk yarısında gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydeden Yurdagül, Fresh Kek, Anadolu Gıda Sanayi ve İdeal Gıda şirketlerinin İdeal Kek adı altında birleştirilmesi kararı alındığını hatırlatarak birleşmeyle ortaya çıkacak yeni şirketi de 2008 içinde halka açmayı plandıklarını kaydetti. 2008′de inovatif ürünlerle yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda fark yaratmayı hedeflediklerini belirten Yurdagül, yeni ürünlerle tüketicilerinin karşısına çıkmaya devam edeceklerini söyledi.
Zorlu Holding: Vestel ile LCD’nin bir numarası olmayı hedefliyor
Bu yıl pek çok alanda yeni teknoloji yatırımı yapan Zorlu Holding, sektöründe yedi yıldır ihracat şampiyonu olan şirketi Vestel’in Manisa’daki endüstri kompleksinde Intel işbirliği ile dizüstü bilgisayar fabrikasını faaliyete geçirdi. Vestel ile Avrupa LCD TV pazarında 2010′da pazar lideri olmayı hedefleyen Zorlu, beyaz eşya devi Whirlpool ile stratejik işbirliği için niyet mektubu imzaladı. Enerjide yurtiçinde doğalgaz arama çalışmalarına 30 milyon dolara yakın kaynak aktaran Zorlu, TPAO ile günde 700 bin metreküp olan doğalgaz üretimini 1 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, yenilenebilir enerji konusunda yatırımlara da ağırlık verdiklerini, Osmaniye’de hazırlığı süren projenin 135 MW’lik kurulu gücü ile Türkiye’nin en büyük rüzgâr enerji santralı olacağını söyledi. Tekstil Grubu’ndaki Zorlu Linen, Korteks Perde ve Zorluteks pazarlama şirketlerini birleştirerek Zorluteks Tekstil’i oluşturduklarını söyleyen Zorlu, “Tekstil Grubu bütçesini 2008′de 770 milyon dolara çektik” dedi. Zorlu, bu yıl satın aldığı Karayolları arazisindeki Zorlu Center’ın proje yarışmasının ise hâlâ sürdüğünü söyledi.
Alarko Holding: Enerji ve turizm sektörleri önceliğimiz olacak
Turizm, enerji, taahhüt, arazi geliştirme, gıda ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından biri olan Alarko Holding, 2008′de enerji ve turizm sektörlerine odaklanacak. Grup şirketlerinin 2007′yi çok iyi geçirdiğini ifade eden Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu, turizm, taahhüt, arazi geliştirme ve gıdada planladıklarının yüzde 6-7 üzerinde büyüdüklerini söyledi. 2008′de ise inşaat sektöründe bir duraklama beklediklerini ifade eden Yavrucu, “Çünkü arz fazlası çok. Bu nedenle bu sektörde 2008′e ilişkin hedeflerimizi oluştururken daha tedbirli davrandık. Ama diğer sektörlerimizde çok umutluyuz. 2008′de özellikle enerji ve turizm sektörlerine odaklanmayı planlıyoruz. Bu iki sektöre yönelik önemli yatırım projelerimiz var. Yurtdışı projelerimizde de ciddi artışlar olmasını planlıyoruz” diye konuştu. Enerji sektöründe 1.4 milyar dolarlık yatırım projeleri olduğunu açıklayan Yavrucu, turizmde ise İstanbul’da şehir otelciliği yapmak üzere bir otel yatırımlarının olacağını kaydetti.
Sanko Holding: Enerji ve çimento projelerini hayata geçireceğiz
Holding bünyesinde ağırlıklı olarak tekstil şirketlerini barındıran Sanko, bu yıl enerji ve çimento sektörüne yönelik yatırımlarını artırdı. Enerjide rüzgâr ve hidroelektrik santralları için başvurularda bulunan Sanko, Adana’da dört yılda tamamlanması öngörülen ve yaklaşık 500 milyon dolara mal olacak Yedigöze Hidroelektrik Santralı’nın inşaatına başladı. Burada 300 megavat elektrik enerjisi üretecek olan Sanko, değişik illerdeki hidrolektrik ve rüzgâr enerji santralları yatırımları çalışmalarını sürdürüyor. Sanko, çimento sektöründe ise Kahramanmaraş’ta 500 milyon dolara mal olan Türkiye’nin tek fırındaki en büyük kapasitesine sahip işletmesini kurdu ve deneme üretimine başladı. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, gelecek yıl enerji ve çimento sektörlerine yoğunlaşıp bu alandaki projeleri hayata geçireceklerini söyledi. Konukoğlu, hükümetin reel sektörü canlandırıcı ve istihdama dönük sektörleri destekleyen projelere imza atması halinde ise yatırımların daha da artacağının altını çizdi.
Akkök Grubu: Enerjide yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğiz
Kimya, enerji, tekstil, gayrimenkul ve liman yönetimi sektörlerinde faaliyet gösteren Akkök Grubu, 2008 yılında da Türkiye ekonomisinin büyüme hızına paralel bir büyüme göstermeyi planlıyor. Dünyanın tek çatı altındaki en büyük akrilik elyaf üreticisi olan grup şirketlerinden Aksa, 2009 yılından itibaren karbon elyaf üretmek üzere yaptığı çalışmalarını 2008 yılında da sürdürecek. 2010 yılında pazar büyüklüğü 40.000 ton/yılı aşması beklenen bu özel elyafın üreticileri arasına girmeye hazırlanan Aksa, 2009 yılının ilk çeyreğinden itibaren 1.500 ton/yıl karbon elyaf satmayı planlıyor. Enerji sektöründe doğalgaz santralları ve hidroelektrik santralları ile sektörün öncü şirketlerinden Akenerji’yi bünyesinde bulunduran Akkök Grubu, gayrimenkulde ise Akmerkez’in ortakları arasında yer alıyor. Akkök Grubu CEO’su Mehmet Ali Berkman, bu yıl özellikle enerji sektöründe yakaladıkları ivmeyi 2008 yılında da sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Doğan Holding: Petrol Ofisi’ni bölgesel güç yapacak
1950′lerde ana faaliyet alanı ticaret olan küçük bir şirketle yola çıkan Doğan Grubu, hızla gelişerek Türkiye’nin en büyük ve mali açıdan en güçlü üç grubundan biri haline geldi. Bünyesinde Doğan Şirketler Grubu Holding ve Doğan Yayın Holding olmak üzere iki büyük holding barından Doğan Holding’in istihdamı 2007 itibari ile 11 bini geçerken, yılın ilk 9 ayındaki net kârı ise 357 milyon YTL oldu. Güçlü mali yapısı ve kaliteli insan kaynağı ile Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’da bölgesel oyuncu olmayı planlayan Doğan Holding, bu kapsamda son birkaç yılda gerçekleştirdiği satın alma ve şirket satışları ile bu yolda önemli adımlar attı. Tekel’in sigara bölümünün özelleştirme ihalesine Citi Venture Capital International Limited ile birlikte girme kararı alan Doğan Holding’in 2008 planları arasında grup şirketlerinden Petrol Ofisi’nin Ceyhan’da kurmayı planladığı rafineri de var. Daha önce verdiği bir röportajda Petrol Ofisi ’ni bölgesel güç yapmayı hedeflediklerini belirten Doğan Holding CEO’su Nebil İlseven, Tekel Sigara’nın özelleştirilmesi konusunda katma değer yaratabileceklerine inandıklarını kaydetmişti.
2008 yılında yatırımlar dışında holdinglerin gündemindeki en önemli konulardan biri de inovasyon olacak. Yeni ürün geliştirme konusunda yatırımlar yapacak olan holdingler, bu ürünlerle yurtiçi ve yurtdışında fark yaratarak, rekabette üstünlük sağlamayı planlıyor. Holding yöneticilerinin hükümetten en önemli talebi ise siyasi istikrarın devamının sağlanması ve yapısal reformların yılın ilk yarısında hayata geçirilmesi.
Bu yazı toplamda 450, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: alarko, tekfen, zorlu holdingEPDK doğalgaz fiyatını serbest bıraktı
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi

Türkiye 2008 yılında elektrikte otomatik fiyatlandırmaya geçmeye hazırlanırken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu sürpriz bir kararla, doğal gazın toptan satışı ile LNG satış fiyatlarını serbest bıraktı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun açıkladığı karara göre, toptan satış yapan doğal gaz ve Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) firmaları EPDK’ya başvurmadan, tamamen serbest kurallar içinde, istedikleri fiyatlardan gaz ve LNG satışı yapabilecekler.
EPDK önceki gün aldığı kararla, doğal gaz toptan satışı ile LNG satışında üst sınırı belirleyen ve 2002 yılından beri yürürlükte olan ‘fiyat formüllerini’ yürürlükten kaldırdı. Böylece 2008 yılından itibaren doğal gaz ve LNG fiyatları, alıcı ve satıcılar arasında serbestçe belirlenecek.
DOĞAL GAZLA ELEKTRİK ÜRETEN SANTRALLARI YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR
Bu durum ise doğal gazla elektrik üreten santralları yakından ilgilendiriyor. Serbest fiyatlandırma ortamında gaz almaları, maliyetlerini etkileyecek. Daha önce toptan satış fiyatları doğal gazın ağırlıklı alım fiyatı ile döviz kurundaki değişimlere göre belirleniyordu. EPDK 2007 yılında Ocak ayında toptan satış için metre küpte 0,440 YTL civarında bir üst sınır fiyatı belirlemişti. EPDK 2008 yılı için daha önce tavan fiyat belirlediği LNG için de fiyatlarını da serbest bıraktı. LNG piyasasında 11 firma ve 4 milyar metre küplük bir hacim bulunuyor. Kurulun bu kararında toptan satış ve LNG alanında özel şirketlerin sayısının artmış olması etkili oldu.
-ÇOKLU PİYASA SERBEST FİYAT GETİRECEK-
Bu arada 2008 yılında, yerli doğal gazın satışını yapan TPAO ve Aksa şirketlerinin yanı sıra BOTAŞ’ın yaptığı kontrat devirleri kapsamında 4 milyar metre küplük özel sektör gazı piyasaya girmesi bekleniyor. Böylece doğal gaz ithalatını BOTAŞ’ın yanı sıra Shell Enerji, Bosphorus Gaz, Enerco Enerji ve Avrasya Gaz yapacak. Bu kapsamda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 2008 yılı toptan satış fiyatlarının taraflar arasında serbestçe belirlenmesine yönelik bir düzenleme yapılarak, ”piyasanın kendi dinamiklerinin harekete geçmesinin sağlanması” amaçlandı.
Ancak EPDK düzenleyici kurum olarak, piyasaya yeni oyuncuların katılmasının rekabetin oluşması için ön koşul olmakla beraber yeterli koşul olmadığı bilincinden hareketle, toptan satış faaliyeti alanında izleme ve denetim mekanizmasını en sıkı şekilde işletecek.
Piyasada aksaklık veya fiyatlarda rekabetçi yapıdan sapmalar ortaya çıkması durumunda, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 5/A maddesinin (f) bendinde yer alan ”Doğal Gaz Piyasası içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı alanlarda, fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemek” ve Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin hükümleri uyarınca gerekli düzenlemeler yapılabilecek.
(aa)
Bu yazı toplamda 438, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: doğalgaz, elektrik, epdkTatlıses’in hacizli malları satışa çıkıyor
Yazar Swan | 29.12.2007 | Kategori Ekonomi
Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, “İbrahim Tatlıses’ten şu anda ana para, faiz ve haciz masrafları olmak üzere toplam 2.5 milyon YTL alacağımız var. Mallarının satış süreci başladı. İcralık olan yerleri devlet hacizli olarak satılacak ve Doğtaş olarak biz de paramızı tahsil etmiş olacağız” dedi. haberin devamı »
Bu yazı toplamda 410, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: doğtaş, haciz, ibrahim tatlısesOtomotiv’de yıl sonu fırsatı
Yazar admin | 24.12.2007 | Kategori Ekonomi
Otomotiv pazarında yıl sonu hareketi yaşanıyor.
Otomotiv pazarında yıl sonu hareketi yaşanıyor. Düzenlenen kampanyalarda; 10 bin YTL’ye varan indirimler, 12 aya 0 faiz imkanı, ilk ödemeyi 3 ay öteleme ve KDV indirimi gibi fırsatlar sunuluyor..
Yeni yıla kısa bir süre kala otomobil firmalarının satış kampanyaları hız kazandı. Yılbaşına kadar sürecek indirim ve kredi kampanyalarında cazip fırsatlar sunuluyor. Düzenlenen kampanyalarda; 10 bin YTL’ye varan peşin alım indirimi, 12 aya varan vadelerde 0 faiz olanakları uygulanıyor. İlk ödeme 3 ay ötelenirken, bazı markalar KDV’yi de kendileri ödüyor. İşte otomobil sahibi olmak için cazip fırsatlar sunan kampanyalar:
* KIA: Tüm modelleri için peşinatsız kredi imkânı ve yüzde 1.28 faiz oranı sunan KIA’da, 4 bin YTL’ye varan indirim uygulanıyor.
* HYUNDAI: Santa Fe modelinde 10 bin YTL, Tucson’da 8 bin YTL, Accent Era’da 5 bin YTL indirim yapan Hyundai’nin ticari aracı Starex’lerde ise 7 bin 350 YTL’ye varan indirim mevcut.
* RENAULT: Markası ve modeli ne olursa olsun eski aracını getirene Renault, Laguna ve Espace modelleri için 5 bin YTL, Megane ve Scenic modelleri için 2 bin YTL, Clio ve Symbol modelleri için ise bin 500 YTL peşin alım indirimi uyguluyor.
* CITROEN: C1 modeli için 2 bin YTL, C3 modeli için 2 bin 100 YTL, C4 hatchback modeli için ise 6 bin 500 YTL, C5 modeli için ise 6 bin YTL’ye varan indirim uyguluyor.
* FIAT: Doblo’nun Cargo ve Combi modellerinde 4 bin YTL’lik indirim uygulayan Fiat, vergi levhası sahibi küçük işletmelere Doblo’da yüzde 10 ek indirim sağlıyor. Fiat’ın uyguladığı peşin alım indirimleri ise 10 bin YTL’ye varıyor.
* SKODA: Yılın son kampanyasında 5 bin 600 YTL’ye varan indirim sunan Skoda, 10 bin YTL için 24 ay vadede yüzde 1.16 faiz oranı uyguluyor. 60 ay vadeli satışlarda ödemeye 3 ay sonra başlanabiliyor.
* DAIHATSU: 7 bin YTL’ye varan indirim uygulayan Diahatsu’nun Cuore modeline 18 bin 990 YTL’den, Sirion’a 21 bin 500 YTL’den başlayan fiyatlarla sahip olmak mümkün.
* CHRYSLER: 300C ve Jeep Grand Cherokee modellerinde 3 bin 250 Euro, Grand Voyager’da ise 2 bin 200 Euro peşin alım indirimi uygulanıyor.
* PEUGEOT: Partner Adventure’da 3 bin 300 YTL, 206 Sedan Comfort AC’de bin 630 YTL, 407 2.0 otomatik vites modeli için ise 5 bin YTL takas indirimi var.
* NISSAN: Dizel Note modelini 30 bin 400 YTL’lik lansman fiyatıyla satışa sunan Nissan, tüm Micra modellerinde ise 2 bin YTL’lik indirim uyguluyor. Nissan’da, Micra 1.2 Passion ve Tekna otomatik modelleri düz vites fiyatına satışa sunuluyor.
* VW: Golf modelinde yüzde 13, Polo ve Passat Sedan’da yüzde 11, Jetta’da ise yüzde 9′a varan oranda indirim yapan Volkswagen’de bu otomobillere kampanyada sırasıyla 31 bin 900 YTL, 24 bin 500 YTL, 43 bin 900 YTL ve 33 bin 470 YTL’den başlayan fiyatlara sahip olmak mümkün.
* TOYOTA: Auris 1.6 lt. benzinli modelinde 3 bin 500 YTL, Auris 1.4 lt. dizel modelinde ise 2 bin YTL indirim uygulayan Toyota, Corolla ve Corolla Verso modelinde 2 bin YTL’ye, Yaris’de 2 bin 500 YTL varan peşin alım indirimi sağlıyor.
* FORD: Binek modellerinde 5 bin 250 YTL’ye varan indirimler uygulayan Ford, Connect ve Transit (200 bg’lik versiyon hariç) modellerinde KDV oranı kadar (yüzde 18) indirim yapıyor.
* GENERAL MOTORS: Ticari araç alımlarında bin 330 YTL değerinde Shell yakıt kartı hediye eden Opel’in Corsa Essentia 1.2i Twinport modeline 25 bin 11 YTL’ye sahip olmak mümkün. General Motors bünyesindeki diğer markalardan Chevrolet’nin Spark modeline 17 bin 750 YTL’ye, Saab’ın 9-3′üne ise 29 bin 280 Euro’ya kampanyalı fiyatlardan sahip olmak mümkün.
* SUBARU: Forester ve Impreza alana dört adet kış lastiğini bedava veren Subaru bu modellerde sırası ile 3 bin YTL ve bin YTL peşin alım indirimi sunuyor.
SABAH
Bu yazı toplamda 333, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: fırsat, indirim, Otomobil, pazar, yıl sonuLastikçiler eskilerin peşinde
Yazar admin | 24.12.2007 | Kategori Ekonomi
Her yıl 10 milyon lastik çöpe gidiyor. Sektör devleri çöplerin toplanması için dernek kurdu. Lastikler hem yakıt olarak hem de geri dönüşümde kullanılıyor
Hiç yeni lastik alırken eskilerin ne yapıldığını düşündünüz mü? Eski lastiklerin, yenilerinin alındığı yerde bırakılırken çoğumuz geri dönüşümle yeniden yapıldığını düşünür. Ancak konu sanıldığı gibi kolay değil. Çünkü Türkiye’de yılda tam 10 milyon lastik ömrünü tamamlayarak emekliye ayrılıyor. Buna her yıl 10 milyon lastik daha ekleniyor. Avrupa ve Amerika’daki gibi dev lastik dağları olmasa da Türkiye’de hızla gelişirken eski lastikler çevreyi tehdit ediyor. Bunu önlemek üzere yola çıkan Brisa, Continental, Goodyear, Michelin, Petlas ve Pirelli eski lastiklerin çevreye zararını engellemek ve toplamak için Lastik Sanayicileri Derneği’ni (Lasder) kurdu.
Dönüşüme de dikkat edilecek
Lasder, ömrünü tamamlamış lastiklerin (ÖTL), toplanması, taşınması, geçici depolanması, malzeme geri kazanımı ya da enerji geri dönüşümünün sağlanmasıyla ilgili sistemin kurulmasını sağlıyor. Dernek, Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği’nde geçen ‘ÖTL’lerin yönetimini üstlendi. Lasder yetkilileri en önemli konunun geri kazanım ve enerji geri dönüşümünde kullanılırken hava, su, toprak ve canlılar üzerinde kirlenme ve tehlike etkisi yaratmadan uygulanması olduğunu söylüyor.
Sistem nasıl çalışacak?
2008′de tam olarak kurulması hedefleren sisteme göre tüketici yeni lastik aldığında eskisini bedelsiz olarak satın aldığı noktaya bırakacak. Daha sonra Lasder’in oluşturulacağı yetkili toplamacı ve nakliyeciler eski lastikleri çimento fabrikaları ve geri dönüşüm şirketlerine gönderecek.
Türkiye’de geçen yıl 4 bin 500′den fazla satış noktasında 10 milyon lastik satıldı. Bu rakam bu yıl sonunda ömrünü tamamlayarak ülkenin dört bir yanında atık olarak duracak. Bundan sonraki her yıl da yaklaşık olarak bu kadar lastik ömrünü tamamlayarak atık haline gelecek. Lastikleri yakıt olarak kullanabilen en önemli sektör çimento. Türkiye’deki dev çimento üreticileri de lastiği yakıt olarak kullanıyor. 1400 derece ısıya sahip özel fırınları olan fabrikalar Avrupa’da da eski lastiklerin yok edilmesinde önemli rol alıyor. Bu sistemle yakıt masrafları da düşüyor.
Levha, conta ve ayakkabıda eski lastik var
Türkiye’de Avrupa’da olduğu gibi lastiklerin bütün ya da parçalanmış olarak arazi ıslahı için kullanılması yasak. Avrupa’da eski lastikler yeniden kullanılıyor ve ihracatı bile yapılıyor. Bu lastiklerin bır kısmıysa üzeri kaplanarak tekrar kullanılır hale getiriliyor.
ÖTL yönetmeliğine göre eski lastiklerin en çok kullanılması gereken yer malzeme geri dönüşümü. Eski lastiklerin bu amaçla kurulmuş tesislerde değerlendirilmesi ve lastik üretiminde kullanılan malzemelerin tekrar kullanılmasının sağlanması ana hedef olarak belirlenmiş.
AB’de 1994′te yüzde 4 olan bu oran 2006′da yüzde 34 çıkmış. Geri dönüşüm tesislerinde üretilen tüm atıklar mutlaka yeniden kullanılabiliyor. Granül ve pudra inceliğinde üretilen ‘toz’ gibi ürünler, çim saha tabanlarının esnek hale getirilmesinde, su yalıtım malzemelerinde, koşu pistlerinde, çocuk oyun alanlarında, trafikte kullanılan levha ve bariyerde, conta veya ayakkabı tabanında kullanılıyor. Ayrıca son yıllarda ABD ve Avrupa ülkelerinde asfalt kaplama malzemelerinde kullanılıyor.
Yönetmeliğe göre 2011′de yarısı toplanacak
Eski lastikler bugün eski lastikçiler, geri kazanım şirketleri ve bazı çimento üreticileri tarafından toplanıyor. Yıllardır uygulanan bu yöntemin Batı ülkelerinde ve özellikle ABD’de olduğu gibi dev lastik yığınlarının Türkiyede olmamasında büyük rolü olduğu belirtiliyor. Lasder, amaçlarını gerçekleştirebilmesi için, 2008 başından itibaren Çevre Bakanlığı ve ilgili diğer kamu kurumlarının uygulama konusunda güçlü önlemler almasını bekliyor. Lasder, sistemin 2008′in ortasında daha iyi işlemesini bekliyor. Yönetmeliğe göre eski lastiklerin 2008′de yüzde 35′i, 2009′da yüzde 40′ı, 2010′da yüzde 45′i, 2011′de ise yarısı toplacak.
RADİKAL
Bu yazı toplamda 310, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: dönüşüm, hurda, lastik, toplamaLPG’li araç sahipleri DİKKAT
Yazar admin | 24.12.2007 | Kategori Ekonomi
LPG’li araç sahiplerine önemli görev düşüyor. LPG’li araçlar biraz özenle tam güvenli olabilir…
Benzinden ucuz olmasının yanında aracın çeşitli aksamlarının ömrünü uzatması nedeniyle de ekonomik olan LPG’li araç kullanımının, bazı önlemlerle tam güvenli hale getirilebileceği bildirildi.
Makine Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, benzine göre daha ekonomik olması nedeniyle LPG’li araç kullanımının giderek arttığını söyledi.
LPG’nin benzinden ucuz olmasının yanında aracın çeşitli aksamlarının ömrünü uzatması nedeniyle de ekonomik olduğunu ifade eden Kalyoncu, ”LPG, motoru temiz tutar, karbon ve kurum oluşturmaz. Dolayısıyla da motorun ömrünü uzatır. Yanma odalarında ya da ateşleme bujilerinde tortu oluşturmaz. Ateşleme bujileri, diğer yakıtlardan, özellikle benzin kullanan araçların motorlarındaki bujilere göre daha uzun ömürlüdür” diye konuştu.
LPG basınç altında depolandığından benzin yakıt pompasının devrede bulunmadığını, bu nedenle yakıt pompası onarım ve değişim masrafı olmayacağını vurgulayan Kalyoncu, ”LPG yakıtlı motorlardaki karbüratör, birkaç hareketli parça ve kirliliği engelleyecek havalandırmasız basit bir mekanizma olup, karbüratör servisi ve tamiri yok denecek kadar azdır. Tüm bu nedenlerle LPG yakıtlı motorlar, yıl içinde daha fazla gün ve saatte çalışabilir” dedi.
-LPG’Lİ ARAÇLAR, BİRAZ ÖZENLE ”TAM GÜVENLİ” OLABİLİR-
LPG’li araç kullanımının tam güvenli hale getirilmesinde ise tüketiciye önemli görev düştüğünü belirten Kalyoncu, LPG sistemlerinin, montajından başlayarak kullanılmasına, bakım ve periyodik kontrollerine kadar dikkat edilmesi gereken bazı kurallar olduğunu söyledi.
Kalyoncu, LPG dönüşüm sistemi montajı yapıldıktan sonra ilk olarak, kullanılan malzemelerin ve yapılan montajın standartlara uygun olup olmadığı konusunda Makine Mühendisleri Odasına başvurulması gerektiğini bildirdi.
LPG’li araçların periyodik bakımlarının her 10 bin kilometrede bir yaptırılması gerektiğini ifade eden Kalyoncu, şöyle devam etti:
”Aracın güvenli çalışması için de bazı önlemler alınması gerekiyor. LPG tankı üzerinde bulunan multivalf, tankın yüzde 80 doldurulmasını sağlayacak şekilde ayarlanmıştır. LPG dolumu sırasında daha fazla yakıt almak amacıyla LPG tankının ileri geri sallanması, multivalf ayarının bozulmasına neden olur. Bu durumda LPG tankına daha fazla yakıt alınır ve bu çok tehlikeli bir durumdur.”
Motorun ilk çalıştırılması veya stop edilmesi durumunda güçlü bir LPG kokusu duyulmasının normal olduğunu belirten Kalyoncu, şunları kaydetti:
”Ancak araç çalışmaya devam ederken meydana gelen LPG kokusu herhangi bir sızıntıya işarettir. Bu durumda araç, hemen yetkili servise götürülmelidir. Araç herhangi bir ateşe yakın bölgeye park edilmemelidir. LPG buharı havadan ağırdır, herhangi bir kaçak olduğunda LPG en düşük seviyeye yönelir. Bu nedenle araç, gaz sızıntısı ihtimali düşünülerek çukur ya da buna benzer alanlara park edilmemelidir.”
LPG’li araçların yer altı otoparklarına park edilmemesi, araçta açık alevli ısıtıcıların kesinlikle kullanılmaması gerektiğini ifade eden Kalyoncu, yakıt kaçağı oluştuğunda ise sigaraların söndürülmesi, motor ve tüm elektrik aksamlarının kapatılması gerektiğini bildirdi.
AA
Bu yazı toplamda 331, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: araç, dikkat, lpgKayıt dışı ekonomiyle mücadele atağı
Yazar admin | 08.12.2007 | Kategori Ekonomi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Başbakanlık’ta vergiyle ilgili çalışmalar hakkında bilgi aldı
A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, önceki gün Başbakanlıkta gerçekleştirilen toplantıda, Mustafa Uysal, Başbakan Erdoğan’a, Vergi Konseyi’ni tanıttı ve yürüttükleri çalışmalar hakkında ayrıntılı bir sunuş yaptı.
Konsey Başkanının sunuşunda vergiye sadece ”vergi” gözüyle bakılmamasına ve verginin ekonominin tüm işleyişini etkileyen bir anlayış içinde değerlendirilmesine dikkat çekildi. Ülke ekonomisi ve dünya ekonomilerindeki gelişmeler ile uyumlu, büyümeyi destekleyen ve rekabetçi anlayışı esas alan bir vergi sisteminin önemi vurgulandı.
Bu nedenle sektörel bazdaki çalışmalara işaret edilirken, sektörlerin büyümesinin önündeki engellerin ve vergi sorunlarının, ilgili tarafların yer aldığı platformlarda tartışılmasının başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Bu çerçevede mikro tedbirler çerçevesinde çalışmaların sürdürülmesi gerektiği üzerinde duruldu.
GELİR VERGİSİ VE VERGİ USUL KANUNU’NUN YENİDEN YAZIMI
Konsey Başkanı Uysal, sunuş sırasında Gelir Vergisi ve Vergi Usul Kanunlarının yeniden yazımı çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Vergi mevzuatının basit, saydam, adil ve öngörülebilir düzenlemeler içermesi gerektiğini anlatan Uysal, bu çerçevede Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu’nun yeniden yazılması ve yapılandırılması çalışmalarının; katılımcı bir yaklaşımla, toplumun tüm kesimlerinin görüşü alınarak yürütüldüğünü, diğer ülke uygulamalarının da irdelendiğini ifade etti.
Uysal, Vergi Kanunlarının yeniden yazımında, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü ile işbirliği içinde çalışıldığına da vurguladı.
Gelir Vergisinin yapılandırılmasında ”Ekonomik ve sosyal politikalarla uyumlu, sermaye birikimini güçlendiren, yatırımı ve istihdamı artıran, vergi yükünü düşürerek mükelleflerin gönüllü uyumunu artıran ve verginin tabana yayılmasıyla uygun bir vergi ikliminin oluşmasını sağlayan” bir vergi yapısının amaçlandığını belirten Uysal, etkin bir vergi sistemi için ”Oto kontrol mekanizmalarının” önemine işaret etti.
KAYIT DIŞI İLE MÜCADELE
Başbakan ile yapılan toplantıda, kayıt dışı ekonomi ile mücadeleye de ayrı bir başlık altında yer verildi.
Sunuşta, etkin bir vergi sisteminin oluşturulmasında, kayıtlı ekonomiye geçişin önemine dikkat çekilerek, kayıt dışı ile mücadelenin, bir Stratejik Eylem Planı içerisinde ve ”devlet politikası” şeklinde ele alınarak, sosyal bir mutabakatla çözülebileceği üzerinde duruldu.
Kayıtlı ekonomiye geçiş aşamasında kurumsallaşmanın da önemine işaret edilen sunuşta, bir Çerçeve Yasa ile Strateji ve Koordinasyon Merkezinin oluşturulması önerisi gündeme getirildi. Kurumsal yapının tabanın da kayıtlı ekonomiye geçiş platformuyla desteklenmesi gerektiği kaydedildi.
Kayıtlı ekonomiyi genişletmede ”iletişim” ve ”eğitim”in gerekliliği ile toplumun davranış biçimlerini değiştirilmesine yönelik projelerin geliştirilmesinin yararına değinildi.
Vergi Konseyi Başkanı, kayıtlı ekonomiye geçişin başarı kriterleri arasında, Gelir İdaresi’nin ve denetiminin güçlendirilmesi, vergilerin yerinde harcanması ve vergi yargısının etkinliğinin artırılmasının da çok büyük önem taşıdığını da vurguladı.
VERGİ ORANLARINDA İNDİRİM
Sunuşta, bu çalışmaların başarıya ulaşması halinde, vergi oranlarının daha da düşürülebilmesinin mümkün olacağı da belirtildi.
Bu gelişmenin diğer olumlu yansımaları da, ”Ülkemizde vergi ikliminin çok uygun bir yapıya kavuşacağı, bunun da yatırımları ve istihdamı olumlu yönde etkileyeceği, vergi tabanının hem ulusal hem uluslararası alanda genişleyeceği, kayıtlı çalışan işletmelerin büyümelerinin ve kurumsallaşmalarının daha hızlanacağı, toplumun yaşam kalitesinin, sosyal güvenlik, gıda güvenliği, ülke güvenliği, fikri mülkiyet hakları, tüketici hakları, toplumsal ahlak gibi konulardaki iyileşmelerle yükseleceği” şeklinde sıralandı.
BAŞBAKAN, ÇOK SAYIDA SORU YÖNELTTİ
Alınan bilgiye göre Başbakan Erdoğan, sunuş ve değerlendirme sırasında, vergiyle ilgili çok sayıda soru yöneltti. Edinilen bilgiye göre, Başbakan Erdoğan, özellikle kayıt dışı ekonomi konusuna yoğunlaştı.
Başbakan Erdoğan, sunuşun ardından gerek kayıt dışı ekonomi, gerekse diğer konularda gerekli çalışmaların yapılması talimatını verdiği öğrenildi.
AA
Bu yazı toplamda 646, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bu Yazıda Etiket Bulunamadı.Kategoriler
Reklamlar
Arşiv - Takvim
En Çok Okunan
- Askere ne zaman gideceğim? Nerede Askerlik yapacağım? (683936)
- CV - Özgeçmiş - Hazır İş Başvuru Formu (210012)
- Namaz Vakitleri - Namaz Nasıl Kılınır (203345)
- 2 ve 4 Yıllık ÖSS - YGS - LYS Baraj Puanları (195665)
- Ünlü Türk matematikçilerin hayatı ve matematiğe kazandırdıkları (192346)
- memurlar.net (184415)
- Eski Uygarlıklarda Matematik Sayıları (147117)
- Atatürk'ün Bilim Ve Teknolojiye Verdiği Önem (108332)
- www.keyodemeleri.com a Yoğun ilgi - 7 Temmuzda Aktif (94900)
- Peter Answers Sorularınızı Cevaplıyor (89282)





